Koruyucu Aşılar

                                   

Kurumumuzun Uzman Doktorları kontrolünde etkin personelimizle işyerlerinde mobil sağlık araçlarımızla uygun soğuk zincir kurallarına uyularak aşı uygulamaları yapılabilmektedir.

 

Uygulanan Aşılar

 

  • Tetanoz Aşısı
  • Hepatit Aşısı
  • Grip Aşısı

 

Tetanoz Aşısı

 

Tetanus, ya da Kazıklı Humma denilen Tetanoz, Clostridium Tetani adı verilen sporlu bakterinin salgıladığı toksine bağlı olarak gelişen bir enfeksiyon hastalığıdır. Tetanoz çocuklar kadar büyükler için de tehlikeli bir hastalıktır.Tetanoz, Clostridium tetani tarafından üretilen ekzotoksin ile meydana getirilen ve genellikle ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Tüm dünyada görülen bir hastalıktır ancak yoğun kalabalık bölgelerde, sıcak ve nemli yerlerde bulunur.Organizma esas olarak toprakta,insan ve hayvanların barsaklarında bulunur. Tetanoz büyük ya da küçük yaralanmalar yoluyla bulaşır. Daha çok derin iğne, çivi ve bıçakla oluşmuş yaraları tercih eder. Ayrıca ameliyatları, yanıkları, delinme ve çarpma tarzında yaralanmaları, orta kulak iltihabını, diş enfeksiyonlarını, hayvan ısırıklarını, düşükler ve hamileliği takiben gelişebilir.

Tetanoz kişiden kişiye bulaşmaz. Aşıyla önlenebilen enfeksiyon hastalıkları arasında kişiden kişiye bulaşmayan tek hastalıktır Tetanoz etkeni hepimizin bildiği gibi sadece ‘paslı çivi’ ya da ‘küflü teneke’de bulunmaz, ne yazık ki toprağın üst tabakalarında, insan ve hayvanların bağırsak kanalında bulunur ve buradan dış dünyaya yayılır. Bu nedenle tetanoz mikrobuna yeryüzünün her yerinde rastlamak mümkündür. Yeryüzünde bu kadar yaygın bulunan bir bakteri ile karşılaşma oranı bu kadar yüksek, tanı ve tedavisi güç ve ölüm oranı yüksek olan

Tetanozdan en önemli korunma yolu ‘AŞILANMA’dır. Aşı; koldan genellikle kas içine ya da daha az olarak cilt altına uygulanır. Aşı reaksiyonu olarak çoğunlukla bölgesel şişlik, kızarıklık, lenf bezi büyümesi ve ateş görülebilir. Tetanoz aşısı % 95 oranında hastalıktan koruyucudur.

 

Hepatit B Aşısı

 

Hepatit B aynı adı taşıyan virüsün karaciğere gidip yerleşerek oluşturduğu bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Hepatit B virüsü ile enfekte kişilerden bazıları kendini hasta hissetmeyebilir. Fakat hasta olanlarda üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri gibi şikayetler ortaya çıkar. Sonra tabloya sarılık eklenir.Hepatit B enfeksiyonu kronikleşip siroz veya karaciğer kanserine ilerleyebilir ve ölümle sonuçlanabilir. Hepatit B virüsünü taşıyan anneden doğum sırasında bebeğine bulaşabilmektedir. Hepatit B virüsünü doğumda anneden alan çocukların %90’ında hastalık kronikleşmekte ve siroz veya karaciğer kanserine ilerlemektedir. Hepatit B enfeksiyonunun kuluçka dönemi ortalama 120 gün ile oldukça uzundur.

Hastalık çocuklarda belirti vermeden seyrederken erişkinlerde daha fazla oranda belirti vermektedir, ancak buna rağmen erişkinlerin %50’si hastalığı herhangi bir bulgu vermeden geçirmektedir. Hepatit B %1-2 oranında fulminan (ilerleyici) seyretmekte ve ölümle sonuçlanmaktadır. Ancak hepatit B’ye bağlı ölümler genellikle kronik hepatit B enfeksiyonu sonrası gelişen siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi komplikasyonlara bağlıdır. Hepatit B’nin kesin tedavisi yoktur. Hepatit B virüsü, bu virüsü taşıyan kişilerin kan ve vücut sıvıları ile temas yoluyla bulaşır. Traş bıçağı, diş fırçası gibi kişisel eşyalar kullanılarak,cinsel ilişki, sterilize edilmemiş cerrahi malzemeler , dövme, piercing bulaşma yollarındandır.

Hepatit B aşısı inaktive bir aşıdır ve doğumdan itibaren her yaşta güvenle uygulanabilmektedir. Ülkemizde 1998 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı’nın rutin aşılama programı içinde tüm çocuklara 0. aydan itibaren uygulanmaktadır. Çünkü Hepatit B taşıyıcısı annelerden veya taşıyıcı olup olmadığı bilinmeyen annelerden doğan bebeklere doğumdan hemen sonra uygulanması gerekmektedir.

Hepatit B aşısı 0, 1, 6 şemasına göre uygulanmaktadır. 0. gün ilk aşının uygulandığı gün olmak üzere ilk aşıdan 1 ay sonra 2. doz ve yine ilk aşıdan 6 ay sonra uygulanmalıdır. Üç doz hepatit B aşısı sonrası sağlıklı erişkinlerin %90’ından fazlası ve çocukların %95’inden fazlası koruyucu antikor geliştirmektedir. Hepatit B aşısı tüm yeni doğan bebeklere, sağlık çalışanlarına, damar yoluyla uyuşturucu kullananlara, çok sayıda cinsel eşi olanlar ve para karşılığı cinsel ilişkide bulunanlara , sık kan ve kan ürünü kullanmak zorunda olanlara , dializ hastalarına , bağışıklama sistemi baskılanmışlara ,Hepatit B taşıyıcıları ile yakın teması olan kişilere, Hepatit B taşıyıcısı annelerin bebeklerine, yetiştirme yurtları, ıslahevi ve ceza evinde yaşıyanlara önerilmektedir. Hepatit B aşısı +2-+8 oC arasında buzdolabında saklanmalı ve kesinlikle dondurulmamalıdır.

 

Grip Aşısı

 

Grip, “influenza” virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü‘nün verilerine göre, grip her yıl dünya nüfusunun yüzde 5‘ini etkiliyor. Neden olacağı yan etkiler sonrasında özellikle ileri yaştakiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor.Grip aşısı inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya antijenlerinden yapılıyor. Aşı uygulandıktan sonra bağışıklık sistemi aşıdaki inaktif virüse karşı antikorlar oluşturuyor. Daha sonra, aktif virüsle karşılaşıldığında, önceden oluşmuş antikorlar enfeksiyon oluşumunu önlüyor veya ağır hastalık riskini azaltıyor.

 

Grip Aşısı Aşılama Zamanı

 

Grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla, grip aşısı için en uygun zaman sonbahar, özellikle de Eylül ve Ekim ayları.